43,7720$% 0.02
51,5482€% -0.12
58,9993£% -0.23
7.006,64%-0,09
11.857,00%-0,39
47.284,00%-0,32
4.978,33%-0,12
13.759,98%-3,51
2874958฿%-2.0502
İsveç’te yapılan 10 alışverişten 9’u banka kartları veya popüler mobil ödeme uygulaması Swish ile yapılıyor, ancak hükümet, giderek artan sayıda mağaza ve restoranın nakit parayı reddetmesinin “kriz hazırlığı” ve “seçim özgürlüğü” açısından ulusal bir risk oluşturduğuna inanıyor.
Hedef: 1 Temmuz 2026 itibarıyla kilit sektörlerde nakit ödemeyi zorunlu kılmak.
Dijital ödemelerin hızı ve kolaylığı İsveç’i küresel bir öncü yapsa da, sistemin siber saldırılara, elektrik kesintilerine veya yaşlı nüfusun dijital dışlanmışlığına karşı ne kadar kırılgan olduğu uzun süredir tartışılıyordu.
YENİ YASA TASARISI NE GETİRİYOR? (TEMMUZ 2026)
Hükümetin masasında olan ve bu yaz yürürlüğe girmesi planlanan yasa tasarısının ana hatları şunlar:
Personel bulunan kasalara sahip süpermarketler ve eczaneler, genel kural olarak nakit ödemeyi kabul etmek zorunda kalacak.
Tüketicilerin ülke genelinde nakit yatırma imkanına sahip olması ve şirketlerin nakit yönetimi hizmetlerine (banka kasaları, para transferi) erişebilmesi güvence altına alınacak.
İSTİSNALAR NELER?
Yasa, her koşulda nakit kabulünü dayatmıyor. İşletmeler şu durumlarda nakit reddetme hakkını saklı tutacak:
Nakit bulundurmanın personel için ciddi bir güvenlik riski (gasp/soygun) oluşturması.
Nakit işleminin işletmeye makul olmayan maliyetler yüklemesi.
Bireysel ve özel durumlardaki haklı gerekçeler.
HUKUK KONSEYİ’NDEN SERT VETO
Hükümetin bu hamlesi, yasaların anayasaya uygunluğunu denetleyen Yasama Konseyi (Hukuk Konseyi) tarafından alışılmadık bir sertlikle eleştirildi.
Konsey, günümüzde zaten çoğu süpermarket ve eczanenin nakit kabul ettiğini belirtiyor.
Ortada yeni bir yasal düzenlemeyi haklı çıkaracak “kanıtlanmış bir eksiklik” olmadığını savunan konsey, tasarıyı hem gereksiz bir bürokratik yük hem de pratikte etkisiz bir hamle olarak nitelendiriyor.
İsveç’teki bu tartışma, aslında tüm dünyaya bir mesaj veriyor: Dijitalleşme ne kadar ileri giderse gitsin, bir devletin en temel kriz senaryosunda (savaş, siber çöküş) fiziksel paraya her zaman ihtiyacı vardır. 2026 yazı, İsveç’te “nakdin geri dönüş” denemesi olacak.
Öte yandan Türkiye’de nakit kullanımı hızla azalırken, kartlı ödemeler ve dijital cüzdanlar hayatın merkezine yerleşiyor. Merkez Bankası’nın dijital TL çalışmaları, nakitin sonunu getirecek gibi görünse de, İsveç örneği “alternatif ödeme yöntemi” olarak nakitin hayati önemini gösteriyor. Dijital sistemin kırılganlığı, Türkiye için de ciddi bir uyarı: Nakit, kriz anlarında “son sigorta” olmaya devam ediyor.
Hepsiemlak’tan ‘OH BE!’ Kampanyası: Yeni Başlangıçlarda Güven ve Huzur Veren Çözümler